Küresel ormansızlaşma 2025 yılında yavaşlama eğilimi gösterdi ancak ülkeler, 2030 yılına kadar ormansızlaşmayı sona erdirme hedefinin hâlâ %70 uzağında bulunuyor. Latin Amerika'daki ilerleme, Afrika'daki başarısızlıklarla dengelenirken Brezilya'da yapılacak seçimlerin, kırılgan olarak nitelendirilen kazanımları tersine çevirebileceği uyarısı yapılıyor. Climate Home News'in haberine göre, küresel orman kaybındaki yavaşlama, özellikle Brezilya'da Amazon yağmur ormanlarındaki azalma sayesinde gerçekleşti; ancak bu olumlu tablo, diğer bölgelerdeki kötüleşen durum nedeniyle gölgeleniyor.
Ormansızlaşmada son durum: Hedefin çok uzağında
Dünya liderleri 2021 yılında Glasgow'da düzenlenen COP26 zirvesinde, 2030 yılına kadar ormansızlaşmayı durdurma ve ormanları restore etme taahhüdünde bulunmuştu. Ancak son veriler, bu hedefe ulaşmanın giderek zorlaştığını ortaya koyuyor. Ülkeler, belirlenen yol haritasının %70 gerisinde kalmış durumda. Uzmanlar, mevcut politikalarla 2030 hedefinin tutturulmasının neredeyse imkânsız olduğunu belirtiyor.
2025 yılındaki yavaşlamanın arkasında, Brezilya'da Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva yönetiminde uygulanan çevre politikalarının etkili olduğu ifade ediliyor. Lula, göreve geldiğinden bu yana Amazon'da ormansızlaşmayla mücadeleye öncelik verdi ve denetimleri artırdı. Bu çabalar, Latin Amerika genelinde orman kaybının azalmasına katkı sağladı. Ancak aynı dönemde Afrika kıtasında, özellikle Kongo Havzası ve Batı Afrika'da ormansızlaşma hız kesmedi; hatta bazı ülkelerde arttı. Bu durum, küresel ortalamadaki iyileşmeyi büyük ölçüde sınırladı.
Brezilya'da 2026 yılında yapılması planlanan genel seçimler, Amazon'daki kazanımların sürdürülebilirliği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Lula'nın karşısına çıkması muhtemel sağcı adayların, önceki Devlet Başkanı Jair Bolsonaro dönemindekine benzer şekilde çevre koruma politikalarını gevşetebileceği endişesi dile getiriliyor. Bolsonaro döneminde Amazon'da ormansızlaşma rekor seviyelere ulaşmıştı. Seçim sonuçlarına bağlı olarak, Brezilya'nın iklim politikalarında yaşanabilecek bir geri dönüş, küresel ormansızlaşma eğilimini yeniden yukarı çekebilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Latin Amerika ile Afrika arasındaki uçurum
Ormansızlaşma verileri, bölgeler arasındaki derin farkı gözler önüne seriyor. Latin Amerika'da, özellikle Brezilya ve Kolombiya'da uygulanan politikalar sayesinde orman kaybı azalırken, Afrika'da durum tersine seyrediyor. Afrika'daki ormansızlaşmanın başlıca nedenleri arasında tarım alanlarının genişletilmesi, yasadışı kereste ticareti ve zayıf yönetişim yer alıyor. Uluslararası finans kuruluşları ve sivil toplum örgütleri, Afrika ülkelerine yönelik desteklerin artırılması çağrısında bulunuyor.
Küresel ölçekte ormansızlaşma, iklim değişikliğiyle mücadelenin en önemli ayaklarından biri. Ormanlar, karbon yutakları olarak atmosferdeki sera gazı birikimini azaltmada hayati rol oynuyor. 2030 hedefine ulaşılamaması, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama hedefini de tehlikeye atıyor. Bilim insanları, orman kaybının devam etmesi durumunda, iklim krizinin etkilerinin çok daha şiddetli hissedileceği uyarısında bulunuyor.
Diğer yandan, ormansızlaşmayla mücadelede finansman sorunu da dikkat çekiyor. Gelişmekte olan ülkeler, orman koruma projeleri için yeterli kaynağa ulaşamıyor. Uluslararası toplumun, özellikle Afrika ve Asya'daki orman ülkelerine yönelik mali ve teknik desteği artırması gerekiyor. Aksi halde, Latin Amerika'daki başarıların küresel ölçekte kalıcı bir iyileşmeye dönüşmesi mümkün görünmüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel ormansızlaşma eğilimi, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer alan ve orman yangınlarından ciddi şekilde etkilenen bir ülke. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve kuraklık, orman alanlarını tehdit ediyor. Küresel ölçekte ormansızlaşmanın yavaşlaması, Türkiye'nin iklim diplomasisinde elini güçlendirebilir; ancak Afrika'daki başarısızlıklar, küresel karbon yutaklarının azalması anlamına geliyor ve bu da Türkiye gibi ülkelerin iklim değişikliğine uyum maliyetlerini artırabilir. Ayrıca Brezilya seçimleri, küresel emtia piyasalarında dalgalanma yaratabileceğinden, Türkiye'nin tarımsal ithalatı ve gıda güvenliği açısından da dolaylı etkileri olabilir. Türkiye, orman koruma ve yeniden ağaçlandırma projeleriyle uluslararası alanda örnek olma potansiyeline sahip; bu tür gelişmeler, Türkiye'nin küresel iklim müzakerelerindeki konumunu güçlendirebilir.