2008 mali krizinin şablonu, 2024 yılının ortasında hayali bir hedge fonunun performansı üzerinden yapılan değerlendirmede hâlâ geçerliliğini koruyor. Kriz öncesi dönemde olduğu gibi, bugün de piyasalarda aşırı değerlenme, yüksek kaldıraç kullanımı ve düzenleyici kör noktalar dikkat çekiyor. Uzmanlar, "işler iyi giderken kör olma" eğiliminin, bir sonraki çöküşün sinyallerini gizlediği konusunda uyarıyor.
Gelişmenin Arka Planı: 2008 Krizinin Şablonu Hâlâ Geçerli
2008 krizi, emlak balonunun patlaması, yüksek riskli mortgage türevlerinin çökmesi ve büyük finans kuruluşlarının iflasıyla tetiklenmişti. Bugün, benzer bir balon teknoloji hisseleri ve kripto para piyasalarında oluşuyor. Hayali hedge fonu "MacroMetrics", yılın ilk yarısında %12 kazanç elde etti ancak bu kazancın büyük kısmı kısa vadeli spekülatif işlemlere dayanıyor. Fon yöneticileri, portföylerinde ciddi bir korunma stratejisi olmadığını itiraf ediyor.
Uluslararası Ödemeler Bankası'nın (BIS) Haziran 2024 raporuna göre, küresel borç seviyeleri GSYİH'nın %350'sine ulaştı. 2008'de bu oran %300 idi. Aynı rapor, türev piyasasının toplam büyüklüğünün 600 trilyon dolara dayandığını belirtiyor. Bu, 2008'deki 500 trilyon dolarlık zirveden çok daha yüksek.
Federal Rezerv ve Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımları, kırılgan noktaları zorluyor. Özellikle ABD'de ticari gayrimenkul sektörü, ofis binalarının boşalması ve artan borçlanma maliyetleriyle ciddi sıkıntı yaşıyor. Moody's Analytics, 2026 yılına kadar 1,5 trilyon dolarlık ticari gayrimenkul borcunun yeniden yapılandırılması gerekeceğini öngörüyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut: Kriz Dalgası Her Yeri Etkileyebilir
2008'de olduğu gibi, bir kriz gelişmiş ülkelerden çıkıp tüm dünyaya yayılabilir. Bu kez Çin, 2008'deki gibi sürükleyici bir talep yaratamaz; emlak sektörü çökmüş durumda ve iç tüketim zayıf. Hindistan pozitif ayrışsa da küresel bir çöküşte dirençli kalmakta zorlanabilir. Gelişmekte olan ülkeler, yüksek dolar borçları ve düşen ihracat talebiyle 2008'den daha kötü etkilenebilir.
Avrupa'da İtalya ve Yunanistan'ın borç stoku, 2008 seviyelerinin üzerinde. ECB'nin faiz artırımları, bu ülkelerin faiz yükünü artırıyor. Almanya ise resesyona girmiş durumda; ihracatı düşüyor ve sanayi üretimi yavaşlıyor. Kriz durumunda, ECB'nin müdahale alanı 2008'dekinden daha dar: faizler zaten yüksek, tahvil alım programları ise siyasi olarak tartışmalı.
Finansal sistemin bir diğer kırılgan noktası ise gölge bankacılık sektörü. Finansal İstikrar Kurulu'nun (FSB) verilerine göre, gölge bankacılık varlıkları 2023 sonunda 120 trilyon dolara ulaştı. Bu kurumlar, daha az düzenlemeye tabi oldukları için kriz anında hızla likidite sıkışıklığı yaşayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel bir mali kriz Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin dış borç ödemeleri yüksek ve cari açık devam ediyor. Merkez Bankası'nın döviz rezervleri yetersiz; 2008'deki düzeyin altında. Bir risk iştahı kaybı, TL'yi daha da baskılayabilir ve şirket iflaslarını artırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin bankacılık sektörü 2008'e göre daha güçlü; sermaye yeterlilik rasyosu yüksek. Ancak yine de krizin yayılma kanalları (ticaret, finans, güven) Türkiye'yi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, politika yapıcıların ihtiyatlı davranması ve yapısal reformlara yönelmesi kritik önem taşıyor.