1985 yılında Meksika'yı vuran yıkıcı deprem, ülkenin 1986 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapma planlarını neredeyse sona erdiriyordu. Guardian gazetesinin o dönemki haberlerine göre, 19 Eylül 1985'te meydana gelen 8.1 büyüklüğündeki depremde resmî rakamlara göre 5.000'den fazla kişi hayatını kaybetti, başkent Meksiko'nun büyük bir bölümü yerle bir oldu. Depremin ardından uluslararası kamuoyunda, Meksika'nın bu kadar büyük bir organizasyonu üstlenip üstlenemeyeceği tartışılmaya başlandı.
Depremin ardından organizasyon krizi
Depremin hemen ertesinde, Meksika hükümeti hem arama-kurtarma çalışmalarına hem de altyapının yeniden inşasına odaklanmıştı. On binlerce insan evsiz kalmış, hastaneler ve okullar yıkılmıştı. Bu koşullarda, dünyanın en büyük spor etkinliklerinden birine ev sahipliği yapmak, birçoklarına göre imkânsızdı. Guardian'ın o tarihlerde yayımladığı bir haberde, “Meksika'nın Dünya Kupası'nı organize edecek kaynakları ve moral gücü kalmamıştır” ifadesi yer alıyordu. FIFA ise durumu yakından izliyor ve alternatif senaryolar üzerinde çalışıyordu.
Ancak Meksika hükümeti, Dünya Kupası'nın ülkenin toparlanmasına katkı sağlayacağını savunarak organizasyonu iptal etmeme kararı aldı. Meksika Devlet Başkanı Miguel de la Madrid, “Bu turnuva, Meksika'nın yeniden ayağa kalkma azminin bir simgesi olacak” diyerek kararlılığını ortaya koydu. Stadyumların depremden etkilenmemiş olması ve ana ulaşım hatlarının büyük ölçüde işlevsel kalması, kararda belirleyici oldu. Böylece 1986 Dünya Kupası, planlandığı gibi Meksika'da gerçekleştirildi.
Küresel ve bölgesel yankılar
1986 Dünya Kupası'nın Meksika'da düzenlenmesi, deprem sonrası toparlanma sürecine önemli bir ivme kazandırdı. Turnuva, ülkeye milyonlarca dolar gelir sağladı ve uluslararası imajını güçlendirdi. Özellikle Arjantin'in Diego Maradona önderliğinde kazandığı şampiyonluk, turnuvanın unutulmaz anları arasında yer aldı. Aynı zamanda bu olay, büyük doğal afetlerin ardından spor organizasyonlarının nasıl bir katalizör işlevi görebileceğine dair önemli bir örnek teşkil etti. Dünya genelinde deprem riski taşıyan diğer ülkeler, Meksika'nın bu deneyiminden ders çıkardı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, deprem kuşağında yer alan bir ülke olarak, Meksika'nın 1986 deneyiminden çıkarılacak dersler açısından önemli bir referansa sahiptir. 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası Türkiye'nin uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapma kapasitesi tartışılırken, Meksika örneği, deprem sonrası toparlanma sürecinde büyük etkinliklerin moral ve ekonomik katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Türk dış politikası açısından, bu tür organizasyonlar ülkenin uluslararası alandaki prestijini artırabilir. Ayrıca, deprem riski taşıyan ülkeler arasında işbirliği ve deneyim paylaşımı, gelecekteki afet yönetimi politikalarına ışık tutabilir.