Bilim insanları, 171.000 hasta üzerinde gerçekleştirdikleri kapsamlı bir araştırmada, otizm spektrum bozukluğu (OSB) teşhisinde belirgin bir örüntü tespit etti. Araştırmanın baş yazarı, Newsweek'e yaptığı açıklamada, bu gruptaki bazı bireylerin otistik özelliklerini gizlemeyi öğrendiğini, bunun da onların tespit edilmesini zorlaştırdığını belirtti. Çalışma, otizm teşhisinde cinsiyet, yaş ve sosyal faktörlerin rolüne dair önemli ipuçları sunuyor.
Gizleme Davranışı ve Teşhis Zorluğu
Araştırmaya göre, özellikle kız çocukları ve kadınlar arasında otizm teşhisi daha düşük oranlarda konuluyor. Bunun arkasında yatan temel nedenlerden biri, bu bireylerin sosyal ortama uyum sağlamak için otistik özelliklerini bilinçli veya bilinçsiz olarak maskelemesi (masking) olarak gösteriliyor. Uzmanlar, bu durumun hem teşhis sürecini geciktirdiğini hem de bireylerin doğru destek ve tedaviye erişimini engellediğini vurguluyor.
Çalışmanın baş yazarı, Newsweek'e verdiği demeçte, "Bu bireyler, göz teması kurmak, sosyal ipuçlarını taklit etmek ve duygusal tepkilerini bastırmak gibi yollarla otistik özelliklerini gizleyebiliyor. Bu da klinisyenlerin onları fark etmesini zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı. Araştırma, 171.000 hastanın verilerinin analiz edilmesiyle gerçekleştirildi ve sonuçlar saygın bir tıp dergisinde yayımlandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Otizm spektrum bozukluğu, dünya genelinde her 100 çocuktan birini etkileyen nörogelişimsel bir durum olarak biliniyor. Ancak teşhis oranları ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde farkındalığın artması ve tarama programlarının yaygınlaşmasıyla teşhis sayıları yükselirken, düşük ve orta gelirli ülkelerde altyapı eksikliği nedeniyle birçok vaka kayıt altına alınamıyor. Bu yeni çalışma, özellikle gizleme davranışının evrensel bir olgu olduğunu ve kültürel faktörlerden bağımsız olarak teşhis sürecini etkilediğini ortaya koyuyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, otizmli bireylerin yaşam kalitesini artırmak için erken teşhis ve özel eğitim kritik önem taşıyor. Ancak araştırma, mevcut tarama araçlarının çoğunlukla erkek çocuklara odaklandığını ve kız çocuklarındaki belirtileri gözden kaçırabildiğini gösteriyor. Bu durum, teşhis eşitsizliğine yol açarak, özellikle kadınların yetişkinlik döneminde geç teşhis almasına neden oluyor.
Uzmanlar, sağlık sistemlerinin otizm taramasında cinsiyet ve yaş faktörlerini daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, öğretmenler ve aile hekimlerinin gizleme davranışı konusunda eğitilmesi, erken müdahale şansını artırabilir. Araştırma, otizm teşhisinde yapay zeka destekli tarama sistemlerinin geliştirilmesinin de önemine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de otizm spektrum bozukluğu teşhisi son yıllarda artış gösterse de, özellikle kız çocukları ve kadınlarda teşhis oranları hâlâ düşük. Bu çalışma, Türkiye'deki sağlık politikalarının cinsiyete duyarlı tarama programlarına öncelik vermesi gerektiğini gösteriyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın ortak yürüttüğü erken teşhis çalışmalarında, gizleme davranışını dikkate alan yeni tarama araçları geliştirilebilir. Ayrıca, toplumsal farkındalığın artırılması ve okullarda öğretmenlere yönelik eğitimler, otizmli bireylerin yaşam kalitesini yükseltecektir. Türkiye'nin genç nüfusu göz önüne alındığında, bu konudaki adımlar hem sosyal hem ekonomik açıdan kritik önem taşıyor.