Singapur'da 12 yaşındaki Royce Soh, sadece hayalini kurduğu Pokemon kartlarını alabilmek için annesinin erişte dükkanını tanıtmak istedi. Ancak kısa sürede sosyal medyada milyonlarca izlenen videolarıyla kendisi bir yıldıza dönüştü. Royce'un annesi, el yapımı mee hoon kueh (erişte çorbası) satan küçük bir işletme işletiyordu. Oğlunun masumane çabaları, ailenin dükkanına hem müşteri akını hem de medya ilgisi getirdi.
Gelişmenin arka planı: Bir Pokemon kartı hayali
Royce Soh, Singapur'un Toa Payoh bölgesinde annesinin işlettiği 'Ah Yuan Mee Hoon Kueh' adlı dükkanın tanıtımı için sosyal medyada video çekmeye başladı. 12 yaşındaki çocuk, ilk videolarında dükkanın menüsünü ve lezzetli eriştelerini sergilerken, samimi ve enerjik sunumuyla dikkat çekti. Hedefi yalnızca birkaç Pokemon kartı alacak kadar para kazanmaktı. Ancak videoları beklenmedik bir şekilde patladı: Yerel TikTok ve Instagram hesaplarında yüz binlerce izlenme aldı. Kısa sürede Royce, 'Singapur'un en genç yemek eleştirmeni' olarak anılmaya başlandı. Annesi, bu ani şöhret karşısında hem şaşkın hem de minnettar olduğunu belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut: Küçük esnafın dijital başarısı
Royce'un hikayesi, sadece bir aile işletmesinin ötesinde, küçük esnafın dijital dünyada nasıl dönüşebileceğine dair ilham verici bir örnek oldu. Singapur'da geleneksel sokak yemekleri kültürü, pandemi sonrası turistlerin geri dönmesiyle canlanırken, Royce'un videoları bu kültüre yeni bir pencere açtı. Mekana gelen müşteriler sadece erişte için değil, aynı zamanda 'Royce abi'yi görmek için sıraya giriyor. Çocuk, artık hafta sonları dükkanda çalışıyor ve müşterilerle fotoğraf çektiriyor. Bu durum, Singapur'da küçük işletmelerin sosyal medya gücünden nasıl yararlanabileceğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Uzmanlar, Royce'un hikayesinin genç girişimcilere ilham verebileceğini, ancak çocuk işçiliği ve mahremiyet konularında dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Royce Soh'un hikayesi, Türkiye'deki küçük esnaf ve aile işletmeleri için de önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye'de özellikle kırsal kesimdeki küçük işletmeler, dijital pazarlamayı etkin kullanarak yerel lezzetlerini tanıtabilir. Benzer sosyal medya kampanyaları, Türkiye’nin gastronomi turizmine katkı sağlayabilir. Royce’un samimi ve doğal videoları, yapay reklamdan uzak, organik bir tanıtımın gücünü gösteriyor. Türkiye’de de gençlerin veya ailelerin bu tür girişimleri, devlet destekleriyle birleşirse, yerel ekonomiye canlılık getirebilir. Ancak çocukların bu süreçte maruz kalabileceği riskler (kişisel veri güvenliği, psikolojik baskı) göz önünde bulundurulmalı, denetleyici mekanizmalar devreye alınmalıdır.