New York'ta 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Dünya Ticaret Merkezi'nin yıkılmasıyla ortaya çıkan zehirli toz bulutu, binlerce kişinin sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Kurtarma görevlileri, itfaiyeciler, polisler, temizlik işçileri ve bölgede yaşayanlar, asbest, kurşun, cıva, dioxin ve kanserojen maddeler içeren toza maruz kaldı. Yıllar sonra bile bu maruziyetin yol açtığı sağlık sorunları ortaya çıkmaya devam ediyor.
Zehirli Tozun Bileşimi ve İlk Etkileri
Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kuleleri çöktüğünde, 400.000 ton beton, çelik, cam ve diğer malzemeler toz haline geldi. Bu toz, asbest, kurşun, cıva, dioxin, polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) ve diğer kanserojen maddeleri içeriyordu. Toz bulutu, Manhattan'ın güneyini kapladı ve rüzgârla Brooklyn, Queens ve New Jersey'e kadar yayıldı.
O dönemde Çevre Koruma Ajansı (EPA), havanın güvenli olduğunu açıklamıştı. Ancak sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, bu açıklamanın gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Binlerce kişi akut solunum yolu rahatsızlıkları, öksürük, nefes darlığı ve göz tahrişi gibi semptomlarla hastanelere başvurdu.
Uzun Vadeli Sağlık Etkileri
11 Eylül 2001'den bu yana geçen 20 yılı aşkın sürede, maruz kalan kişilerde çeşitli sağlık sorunları görüldü. Bunlar arasında astım, KOAH, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), uyku apnesi ve kanser türleri bulunuyor. Özellikle tiroid kanseri, lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi kanserler, bu popülasyonda daha sık görülüyor.
Dünya Ticaret Merkezi Sağlık Programı (WTCHP) kapsamında 80.000'den fazla kişi takip ediliyor. Program, 2011 yılında kurulan 9/11 Sağlık Fonu aracılığıyla 2016 yılına kadar 4 milyar doların üzerinde kaynak sağladı. Ancak birçok hasta, semptomların yıllar sonra ortaya çıkması nedeniyle hâlâ yeni teşhisler alıyor.
Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü (NIOSH) tarafından yürütülen çalışmalar, itfaiyecilerde kanser riskinin genel nüfusa göre %9 ila %15 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca, 11 Eylül 2001'den sonra doğan bebeklerde de sağlık sorunları görülebiliyor; hamilelik sırasında toza maruz kalan annelerin çocuklarında doğum kusurları ve gelişimsel sorunlar rapor edildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
11 Eylül saldırıları, ABD'nin yanı sıra küresel sağlık politikalarını da etkiledi. Olay, mesleki sağlık ve güvenlik standartlarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Dünya genelinde acil durum müdahale ekiplerinin koruyucu ekipman kullanımı konusunda farkındalık arttı. Ancak benzer durumlarda hâlâ yeterli önlem alınmadığı görülüyor; örneğin, 2020 Beirut liman patlamasında da benzer sorunlar yaşandı.
ABD'de 9/11 kurbanları için sağlanan sağlık hizmetleri ve tazminatlar, diğer ülkeler için örnek teşkil ediyor. Ancak, bazı mağdurlar bürokratik engeller ve yetersiz fon nedeniyle hizmetlere erişimde zorluk çekiyor. Özellikle göçmen işçiler ve belgesiz çalışanlar, korku nedeniyle başvurmaktan kaçınabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül sonrası zehirli toz maruziyeti, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel sağlık ve güvenlik politikaları açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, deprem ve sanayi kazaları gibi afetlerde benzer risklerle karşı karşıya. Özellikle 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası enkaz kaldırma çalışmalarında asbest ve diğer zararlı maddelere maruziyet endişesi yaşandı. Bu haber, afet sonrası sağlık gözetiminin ve koruyucu önlemlerin önemini vurguluyor. Ayrıca, Türkiye'nin acil durum müdahale kapasitesini güçlendirmesi ve uzun vadeli sağlık takip sistemleri kurması gerektiğini gösteriyor.